TEKİRDAĞ'IN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
1.1 COĞRAFİ KONUMU
Tekirdağ Türkiye'nin Kuzeybatısında, Marmara Denizinin kuzeyinde tamamı Trakya topraklarında yer alan üç ilden biri, ayrıca Türkiye’de iki denize kıyısı olan altı ilden biridir. Tekirdağ 41º 34' 52" - 40º 52' 53" - 41º 35' 28" – 40º 32' 23" kuzey enlemleri ile 28º 09' 14" - 26º 42' 42" – 28º 08' 34" – 26º 54' 24" doğu boylamları arasındadır.6.313 km² yüzölçümüne sahip ilin denizden yüksekliği 0-200 m arasındadır.
İI doğudan İstanbul'un Silivri ve Çatalca, kuzeyden Kırklareli'nin Vize, Lüleburgaz, Babaeski ve Pehlivanköy, güneyden Marmara Denizi ve Çanakkale'nin Gelibolu ilçesiyle ile çevrilidir. Kuzeydoğudan Karadeniz 'e 1,5
km. bir kıyısı vardır.
Ergene Havzasının güney kesimindeki en büyük kent olan Tekirdağ, Güney Ergene yöresinden ve kuzeyden gelen yolların Marmara denizine ulaştıkları yerde, geniş bir körfezin kıyısına kurulmuştur. İl merkezi kısmen vadi yamaçlarında, kısmen yalıyarlar üzerinde birbirini izleyen üç basamak üzerine yayılır. Vilayet konağının bulunduğu İlk basamakta yükselti 12 m, çarşının bulunduğu basamakta 25 m. ve kuzeyde Tuğlacılar Lisesinin bulunduğu basamakta 45
m. dir.
1.2 JEOLOJİK YAPI
Tekirdağ'ın jeolojik yapısı oldukça gençtir. I. zamanda il alanı denizlerle kaplıdır. Bu arada aşınmalar nedeniyle denizlerin dibinde karasal kökenli tortular oluşmuştur. II. zamanda Alp kıvrımlarının etkisiyle Kuzey Anadolu dağları ile birlikte Tekir Dağları oluşmuştur. Daha önceden oluşmuş olan eski temel ve tortul tabakalar da yer yer kırılmış, kıvrılmıştır. III. Zamanın sonunda neojende, Tekir Dağı yeniden alçalmış ve düzleşmiştir. Bu dönemde Ganos ve Koru dağının kuzeyinde uzanan platoda gre ve marnlar birikmiştir.
İl, günümüzdeki görüntüsünü IV. zamanda almıştır. Anadolu ve Trakya yükselirken, Ege Marmara ve Karadeniz havzaları alçalmıştır. Topraklar genel olarak kil içeren ve çimentolaşmış grelerden oluşur.
Tekirdağ ve yakın çevresinde gözlenen formasyonlar hakkında kısa bilgiler; oluşum yaşı yaşlıdan gence doğru aşağıda verilmiştir. Formasyon terimi; farklı jeolojik özellikleri ve arazideki görünümlerinin farklı olması nedeniyle birbirinden ayırt edilebilen kayaç guruplarını tanımlamaktadır.
1- YENİKÖY KARIŞIĞI: Serpantinit, mavişisit, diyorit, porfirik alteredasit, fillit, grafit, şist, klorit, şist, metadolerit, spilit, metaçört ve rekristalize kireçtaşı bloklarından oluşmuştur.
2- LÖRT FORMASYONU: Kırmızımsı yeşil, yeşilimsi kül renkli, ince ve orta tabakalı kireç taşı özelliğindedir. Üst kesimleri yer yer kuvars kumlu kireç taşı şeklindedir.
3- KARAAĞAÇ LİMANI FORMASYONU: Birbirleriyle yanal ve düşey geçişli mil taşı,kil taşı, kum taşı ardalanmasıyla bunların arasında yer alan çakıl taşı merceklerinden oluşmaktadır.
4- KOYUN LİMANI FORMASYONU: Tabanda griy, açık griy, üste doğru siyah, killi,siltli,masif çamurtaşı ile başlar; üste doğru kumtaşı ve
çamur taşına geçer.
5- FIÇITEPE FORMASYONU: Genel olarak üste doğru tane boyu küçülen çakıl
taşı – kumtaşı ile bunlarla ardalanmalı çamutaşı ve çok ince taneli kumtaşından oluşur.
6- SOĞUCAK KİREÇTAŞI FORMASYONU: Beyaz grimsi beyaz, yer yer sarımsı beyaz, kumlu ve killi seviyeli, erime boşluklu kireçtaşı ve karbonatlardan oluşur.
7- GAZİKÖY FORMASYONU: Yer yer çok ince taneli kum taşı ve tüf katkılı şeylerden oluşmaktadır.
8- KORUDAĞ FORMASYONU: Kumtaşı – kiltaşı ardalanmasıyla, bunlar arasında yer alan çakıltaşlarından oluşur.
9- KEŞAN FORMASYONU: Kumtaşı – kiltaşı ardalanmasıyla, bunların arasında yer alan mercek şeklinde çakıltaşı ve volkanik kayaçlardan oluşmaktadır.
10- YENİMUHACIR FORMASYONU: Kiltaşı ve çamurtaşının egemen olduğu ve içerisinde yer yer kumtaşının bulunduğu tortul kayaçlardan oluşur.
11- DANİŞMEN FORMASYONU: Kiltaşı, silttaşı ve marn kayaçlarından oluşur.
12- ERGENE FORMASYONU: Beyaz, sarımsı beyaz, gevşek tutturulmuş çakıl – kum, renkli kil, çakıl ve killi çamurtaşından oluşur.
13- TRAKYA FORMASYONU: Çakıltaşı – kumtaşı ve miltaşından oluşur.
14- ALÜVYON: Kil, silt, kum ve çakıl türü tortul kayaçlardan oluşur.
1.3- DEPREM DURUMU VE TEKTONIK
Tekirdağ; Karlıova'dan başlayan Erzincan, Niksar, Ladik, Gerede, Bolu, Sakarya, Marmara Denizi'ni takiben Saroz Körfezine ulasan
yaklaşık 1.200 km boyunda 100-15.000 m genişliğinde pek çok sayıdaki faylardan
oluşan Kuzey Anadolu Fay ( KAF ) sonu yakınında yer almaktadır. ( 15-25 km ). Tekirdağ
İl sınırları içerisinde depreme neden olabilecek faylar; Saroz - Gaziköy fayi ile Marmara
Denizi'nde bulunan çukurlukların kenarlarında yer alan fay parçalarıdır.
Saroz-Gaziköy Fayı: yaklaşık 50 km. boyunda fay olup Kavak, Yeniköy, Gölcük, Yayaköy, Güzelköy ve Gaziköy
yerleşim yerlerinden geçmektedir. Geçmişte pek çok depreme neden olan fay son olarak 09.08.1902 tarihinde 7,3
büyüklüğünde depreme neden olmuştur. Kuzey Anadolu Fay ( KAF ) zonunun bir bölümünü
oluşturan Marmara Denizi içerisinde bulunan çukurlukların kenarlarında yer alan fay
parçaları bağımsız ama sistemle beraber çalışırlar. Bugün çok sayıda
araştırmacının görüsüne göre KAF zonunu oluşturan parçalarda şiddeti 6,6'dan büyük depremlerin
oluşması 250- 350 yılda bir, şiddeti 5,4-6,6 arasında kalacak depremler 150-200
yılda bir ve daha küçük
şiddetli depremlerin ise 50-60 yılda bir tekrarlanabileceği
varsayılmaktadır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 18.04.1996 tarihli "Türkiye Deprem Bölgeleri
Haritası" na göre Şarköy, Mürefte ve Barbaros 1. Derece deprem bölgesinde
kaldığından özellikle bu yerleşim yerlerinde yapılan yapılarda deprem
yönetmeliğinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.
1.4 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Balkan yarımadasının güneydoğu kesiminde yaralan Trakya bölgesinde farklı morfolojik
üniteler vardır. Bunların başlıca farklı yükseltiler gösteren dağ ve tepeler ile, daha az yükseltide
yer alan platolar ve farklı büyüklükteki ovalardır. Tekirdağ bölgesinde bu morfolojik ünitelerden
dağlık olanları kuzeydeki Istıranca (Yıldız) dağlık kütlesi ile güneydeki Ganos (Isik) ve Koru
dağlarıdır. Bu iki dağlık arazi arasında, Ergene ırmağının kolları ile
yarılmış, hafif , orta ve bazen dik eğimli peneplen arazileri ile güney ve yer yer orta
kısımlarda yer alan yüksek tepelik ve eğimli yamaç araziler
bulunmaktadır.
Tekirdağ İli Fiziki Haritası
DAĞLAR
İlin en önemli yükseltisini oluşturan Tekir Dağları , Tekirdağ kentinin 12 km güneyinde Kumbag' dan baslar, Gelibolu
kıstağına kadar bir sıra halinde (60 km) uzanır. En yüksek yeri Ganos (Işık)
dağidir. Yüksekliği az olmasına karsın (945 m) heybetli bir dağ görünümü vermesi, Marmara denizinin hemen yani
basından yükselmesindendir. Ganos dağinin profili desimetriktir. Güney
yamacı, kuzey yamacından daha diktir .Özellikle Kumbag ile Gaziköy arasında kalan saha
kıyıya çok dik bir şekilde iner .Bu dağlık kütleyi kuzeyden Işıklar Deresi, Semetli Deresi, Çaydere ve Dolapdere; güneyden ise Dutlimani Deresi, Köyderesi, Uçmakdere, Yatandere, Degirmendere, Hasköy Deresi ve Büyükdere gibi
boyları kısa akarsular derince yarmışlardır. Bu nedenle Ganos dağlarının
yamaçları parçalı olduğu halde üzeri sarp değildir. Üzerinden bakıldığı zaman plato görünümü verir. Bu
dağlık alan çevresindeki alçak kısımlarda bitki örtüsünün gürlüğü ve
çeşitliliği ile ayırt edilir. Yükseltinin yağış üzerine etkisi nedeniyle Ganos kütlesi
kısmen orman ve çalılıklarla kaplıdır .Kuzey yamaçlarında görülen gürgen,
meşe, ıhlamur ağaçları, güney yamaçlarda yerini kuru orman ve maki
topluluklarına bırakır.
Ganos dağlarının batısında yaralan Korudağ güney Trakya'nın en önemli yükseltilerindendir.
Kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan bu kütlenin Kızılpınar tepesinde yükseltisi 725 metreyi bulur. Koru
dağları esmer ve yeşilimsi renkte flis fasiyesindeki mümülitik gre ve marnlardan
oluşmuş yer yer bazalt akıntıları ile yarılmıştır. Kütlenin Saroz körfezine bakan yüzü kuzey
tarafına göre daha diktir. Korudağ akarsular tarafından parçalanmış Ganos
dağinin görünümündedir. Kuzeyindeki alçak platolar bitki örtüsü
bakımından fakirdir.Yer yer meşe ve çalıklara rastlanır. Ama Korudaği'nın yüksek kesimlerinde önemli
sayılabilecek kızılçam ormanları yer alır .
İlin doğu kesimi daha az yüksektir. Hafif dalgalı düzlükler üzerinde
bazı sırtlar görülür. Bunlardan biri,Çorlu çevresinde; doğu-batı
doğrultusunda uzanır. Ergene havzasını sınırlayan ve bir su bölümü çizgisi görevi gören bu
sırt, doğuda Istranca batıda Tekirdağ eteklerine kavuşur. Istrancalar (Yıldız
Dağları), Çerkezköy'de baslar ve kuzeye gittikçe yükselir. Eğrektepe (234 m), Yassıtepe (352 m), Karatepe (484m) dir. Bu tepelerin
doğu yamaçları Karadeniz'e iner. Karatepe ve Yesilkulak tepeleri
arasındaki Bahçe'den ayni adi taşıyan dere ile il siniri gittikçe alçalarak Karadeniz'e çok güzel
kumsalı olan bir kıyısı vardır. (Kunduzluk-Kastron) Çamlıkköy denilen bu yerde denize ulasan derenin
doğusunda İstanbul, batısında Kırklareli il hududu baslar.
OVALAR
İç kesimlerde akarsuların geniş tabanlı vadilerini kaplayan geniş ve bereketli ovalar yer
alır. Bunların en önemlileri Çerkezköy'den başlayarak batı yönünde, Ergene
yatağı boyunca giderek genişleyen Ergene Ovası ile Ergene nehrine akan Hayrabolu ve Çene (Beşiktepe) derelerinin alüvyon
yatakları boyunca uzanan Hayrabolu ve Çene Ovalarıdır.
Marmara kıyıları boyunca uzanan dar ve küçük kıyı ovaları, akarsuların getirmiş
olduğu materyallerin kıyı boyunca birikmesi sonucu oluşmuştur. Denize ulasan derelerin
yataklarında oluşan ovalar, ilin doğusundan (İstanbul sınırından)
başlayarak su şekilde sınırlanmıştır: Sultanköy-Marmara Ereğlisi arasında Kinik
Ovası, Marmara Ereğlisi - Yeniçiftlik arasında Kumluca Ovası , Yeniçiftlik - Karaevli
arasında Şerefli (Başalan) Ovası, Kara evli - Köseilyas arasında Degirmenalti
Ovası, Barbaros -Kumbag arasında Naip ovaları ile Tekir Dağları'nın güney eteklerinde Hasköy'den Kızılcaterzi'ye kadar uzanan
Şarköy kıyı ovası..
Bu ovaların gerisinde çeşitli yükseltideki taraçalar kıyı oynamaları sonucu
oluşmuştur. Marmara Ereğlisi, Tekirdağ, Mürefte, Şarköy kıyılarında bu taraçalar daha belirgindir.
VADİLER
Hayrabolu Vadisi
Hayrabolu Deresi'nin oluşturduğu, Hayrabolu vadisi ''V'' kesitli, iki yamacı
farklı eğimli bir vadidir. Vadinin güney yamacı kuzey yamacına göre daha diktir. Vadinin
tabanı kumlu ve çakıllıdır, Bu yapı Sipahi Deresi' ne kadar, ince bir
şerit halinde uzanır, Buradan doğuya doğru genişler. Bu genişleyen kesimde,
İbrice ve Cevizdere gibi küçük ovalar oluşmuştur.
Kurtdere Vadisi
Hayrabolu Deresi' nin bir kolunu oluşturan Kurtdere'nin ayni adi alan köyün
yakınında açtığı "V'' kesitli bir vadidir. Vadinin derinliği, Besyalak
Çeşmesi' nden başlayarak kuzeye doğru artar. Dere vadideki alüvyonlar içinde, menderesler çizerek
akmaktadır, Kutlugün' ün güneyinde, vadinin batı yamaçlarında, 15-20 metre boyunda. 6-7 metre
derinliğinde bir yamaç vardır, Bağlar sırtı Tepesi'nin hemen yanında Kurtdere' ye
katılan ikinci bir derenin açtığı vadinin yamaçları daha diktir. Buralardaki bitki örtüsü oldukça siktir.
Çengelköprü Vadisi
Çengelköprü adli küçük bir dereciğin açtığı bir vadidir, Bu vadinin batı
yamaçları kumtaşlarının direnci nedeniyle daha az aşınmıştır, Vadi
tabanı iri taneli kumlu, çakıllı, alüvyonlarla kaplıdır.
Çurçura Vadisi
Hayrabolu Deresi' nin bir kolu olan Çurçura Deresi' nin oluşturduğu ''V'' kesitli, iki
yamacı farklı eğimli bir vadidir. Vadide ince şerit halinde kil, kum ve
çakıllara rastlanır. Dere bunların içinden akar. Vadi yamaçlarında bloklar halinde
kumtaşları yer alır. Vadinin doğu yamacı fazla aşındığından
yatıklaşmıştır.
Çorlu Vadisi
Çorlu Deresi' nin açtığı bu vadi, Çorlu ilçesinin kuzeyinde, kuzeydoğu-güneybatı
doğrultusunda uzanır, IV. Zaman' daki yükselme hareketleri sırasında vadi
gençleşmiş ve gömülmüştür. Vadide yer yer çakıllara rastlanır, Vadinin kuzeye göre güney
yamaçları daha diktir. Bu dik yamaçlar boyunca kütle hareketleri görülmekte, yer yer birikinti konilere
rastlanmaktadır.
Gölcük Vadisi
Gölcük Deresi' nce oyulmuş vadinin iki yamacıda eğim farklıdır. Vadinin kuzey
yamaçları hafif bir eğimle ovaya iner. Güney yamaçları ise diktir. Dik yamaçlar paleozoik
yaşlı sistlerden oluşmuştur.
AKARSULAR
Tekirdağ, Ergene havzasında yer almakla birlikte , bitki örtüsü ,yağış ,jeolojik
yapının yetersizliği nedeniyle seyrek ve az akarsu ağına sahiptir.
Akarsuların debi ve rejimleri düzensiz olup, yağış miktarı ve rejimiyle
orantılıdır. Yazın, suları azalarak kurumakta, kışın ise yağış ve kar erimeleriyle
çoğalmakta, hatta taşmaktadır. İlimiz sınırları içinde bulanan dereler ancak
yağmur ve kar suları taşır. Ayrıca bunları besleyen kaynak yoktur. II
akarsuları Saroz Körfezi, Marmara Denizi ve Karadeniz'e dökülür. Ergene teknesi içinde
doğu-batı doğrultusunda akan Ergene nehri ve kolları ilin en önemli akarsuyudur. Saray
yakınlarındaki Güneşkaya'da doğan Ergene güneybatıya akarak, Muratlı
yakınındaki İnanlı köyüne kadar Çorlu ve Vize dereleri ile birleşerek, Ergene Nehri adini
alır. Güneyden Hayrabolu Çene (Beşiktepe) dereleri Ergene nehrine ulaşır. Ergene Nehri, il
sınırlarımızdan çıktıktan sonra İpsala yakınlarında Meriç nehri ile
birleşerek sularını Saroz Körfezi'ne boşaltır. Ergene nehri ve kolları (Çorlu-Hayrabolu deresi)
devamlı su tutmakta ise de havzaları dar taşıdığı su miktarı azdır. Marmara
kıyı şeridinde yer alan derelerin akışları ise devamlılık göstermez. Yaz mevsiminde kururlar.
Kısa boylu cılız akarsular, sularını Marmara Denizi'ne boşaltırlar. Seymen Deresi, Kumluca Deresi,
Şerefli Deresi, Degirmendere, Gazioğlu Deresi, Doğancı Deresi, Işıklar Deresi, Olukbaşı Deresi ve Gölcük Deresi başlıcalarıdır. Bahçeköy Deresi ise suyunu
Karadeniz'e boşaltır.
Ergene Irmağı
Ergene Irmağı, Istıranca Dağları'nın doğusunda, Karatepe'den doğar. Kuzeydoğu-Güneybatı yönünde akarak, Saray ve Çorlu ilçeleri
topraklarını sular. Ergene Irmağına Muratlı ilçe merkezinin kuzeyinde, güneyden Çorlu Deresi'ni alarak güney-kuzey
doğrultusunda akmaya baslar ve Kırklareli topraklarına girer. Daha sonra Edirne'nin
İpsala'ya bağlı Sarıcaali Köyü yakınında, Hancağız yöresinde Meriç
Irmağı na katılır.
Çorlu Deresi
Çerkezköy'ün doğusunda Istıranca Dağları'ndan doğar; Pasa Deresi gibi birçok küçük dereyi alarak
kuzeydoğu-güneybatı yönünde akar. Çorlu Deresi Çorlu ilçe merkezinin 5 km kuzeyinden geçtikten sonra,
Marmaracık ve Kütüklü derelerini alır. Muratlı ilçesinin kuzeyinde Ergene
Irmağı"na karışır. Derenin suyu yazın iyice azalır, kışın yağışlar nedeniyle artar.
Hayrabolu Deresi
Hayrabolu Deresi Ergene Irmağı'nın en önemli kollarından biridir. Kuzey-güney yönünde akan dere, Hayrabolu ilçe merkezinden geçer ve kuzeyde Ergene
Irmağı"na karışır.
Işıklar Deresi
Bir kolu Işıklar Köyü, diğer kolu ise Nusratlı Köyü yakınlarından doğan Işıklar Deresi'nin birinci kolu güney-kuzey, ikinci kolu kuzey-güney yönünde akar. Bu iki kol Naipköy
yakınlarında birleşir. Işıklar Deresi birkaç kilometre sonra Kumbağ'ın kuzeyinden Marmara Denizi' ne dökülür.
Olukbaşı Deresi
Araplı Tepeleri'nden doğarak, güneybatı yönünde akar. Burada küçük bir kolla
birleşir. Dik ve derin yataklar açarak kıyı düzlüğüne ulaşır. Kıyı kesiminde
hızı azalır ve eğim nedeniyle bir dirsek oluşur. Şarköy ilçe merkezini geçtikten sonra Marmara Denizi' ne dökülür.
Gölcük Deresi
Işıklar Dağı'ndan doğan dere, Gölcük Köyü'nden geçerek batıya yönelir. Tekirdağ il
topraklarından çıktıktan sonra Kavak Deresi adini alan dere Saroz Körfezi' ne dökülür.
KIYI ŞEKİLLERİ
Tekirdağ güney siniri boyunca uzanan Marmara Denizi'nde 133 km kıyısı
bulunmaktadır. Ayrıca Karadeniz'in de 2.5 km kıyısı vardır. Marmara
kıyıları, dar ve küçük kıyı ovaları bir tarafa bırakılacak olursa genellikle yüksek
kıyılardır. Tekirdağ kıyılarının tek doğal limanı Marmara Ereğlisi'dir. M.
Ereğlisi bir yarımada konumundadır. Doğusunda Marmara Ereğlisi limanı 1600 m
çaplı bir yarim daire biçimindedir. Ağzı poyraza açık , diğer rüzgarlara
kapalıdır. Şiddetli lodos ve batı rüzgarlarından korunmak için teknelerin
sığındığı bir limandır .
Tekirdağ ilinin Marmara Ereğlisi -Kumbag arasındaki kıyı kesimi genelde alçak ve
plajlı bir görünümdedir. Bu kıyılardaki plajlar daha çok kum taslarının asinim ve çözünmesinden
oluşan kumulların birikiminden meydana gelmiştir .
Barbaros kıyıları deniz ve akarsu aşındırmasına uğramış falezli kıyılara güzel bir örnektir .Bu
yalıyarlar Barbaros deresinin ağzından 200 - 300 m güneyindedir. Denizden
yüksekliği 10-12 m kadardır. Tortul katmanlardan oluşmuş yalıyarlarda, tabakalar belirgindir. Bu tabakalar
arasındaki dayanıklı kısımlarda peri bacası oluşmuştur. Tabakalarda bulunan deniz hayvani fosilleri
düzlüğün bir deniz taraçası olduğunu bize gösterir .
Kumbag - Gaziköy arası ise Ganos dağlarının Denize dik inmesi ile yüksek bir
kıyıya sahiptir .Kıyı kesimleri kaba unsur olan çakıllardan oluşmuştur .Gaziköy -
Şarköy arasında kıyı tekrar alçalır ve yerini kumullarla kaplı plajlara
bırakır .
Tekirdağ ilinin, Karadeniz kıyısındaki Kastro (Çamlıkoy) körfezinden Çilingoz koyuna kadar uzanan sahil
şeridi yüksek ve dik falezli bir görünüme sahiptir. Cep seklinde Kastro koyu gibi
geniş ağızlı koylar yanında dar ve küçük çentik seklinde koylar da
vardır. Istırancaların denize dik inen kıyılarında pek az rastlanan bu alçak
kıyı düzlüğü (Kunduzluk-Kastro) Çamlıköy; Bahçeköy deresinin getirdiği alüvyonlar ve
dalgaların getirdiği kumullar ile dolmuştur .
MARMARA DENİZİ
XIII. yy .da adalarında çıkan mermer dolayısıyla adına Marmara denmiştir .
Marmara denizinde İzmit'i Gaziköy'e bağlayan kirik hattı üzerinde üç büyük çukur
vardır. Bunlardan biri İzmit körfezinde (1207 m), diğer ikisi Marmara
Ereğlisi (1355 m) ve Kumbağ'ın (1070 m) güneyindedir.
Tekirdağ körfezi derinliği 100 m'yi geçmez. Self denilen sığ bir denizdir .Deniz bitkileri ve
hayvanları bakımından zengindir. Körfez Kumbag'dan batıya çekilecek çizginin güneyinde 1000 m'den fazla
derinleşir .Balıkçılar buraya kanal veya com demektedirler .Balık sürüleri ve asil
akıntılar buradan geçer .
Tekirdağ ilinin Marmara kıyılarında iki yerde kayalıklar vardır. Biri Marmara
Ereğlisi burnunun batısında ve deniz yüzeyine çok yakindir. Bu
kayalıklar aşınmadan kurtulmuş olan dirençli taşlardır .Taşıtlar için tehlikelidir.Yerlerini belli etmek için üzerinde deniz feneri
vardır. Bu kayalıklar Yeniçiftlik köyü önüne kadar kıyıya yakin ve paralel bir
şerit halinde devam eder.
İkinci kayalık Tekirdağ ile Barbaros arasındadır. Kıyıdan 5-10 m
uzaklıkta ve kıyıya paraleldir. Derinliği 0 -1 m genişliği ortalama 5 m
kadardır. Kayalar ile kıyı arasında 0,3 - 0,7 m derinlikte kumsal bir deniz
şeridi vardır. Kayaların temeli dirençli ve tortul tas katidir. Su düzeyini
altına kadar aşınmıştır. Üzeri kabuklu deniz hayvanlarının tutunması ile
yükselmiş kalınlaşmıştır. Yani yasayan deniz hayvanlarının salgıları, ölenlerin
kabukları kumlarla kaynaşarak su düzeyine kadar ikinci bir tas kati meydana
getirmişlerdir .
Marmara denizinin yüzey sularının sıcaklığı Yazın 23 -25°C ,kışın 7-9°C
arasındadır. 220-350 m derinlikten sonra sıcaklık değişmez ; 14.2°C dir.
Karadenizken gelen üst akıntı nedeniyle; yüzey sularında tuzluluk derinlere göre daha
azdır. Yüzey sularında ‰ 22 olan az tuzlu suların kalınlığı 15 m
kadardır. Derinlerde tuzluluk hızla artar, 150 m de ‰ 38,5 'i bulur. Dipteki bu çok tuzlu sular dip
akıntısıyla gelen Akdeniz'in çok tuzlu sularıdır.
1.4 İKLİM
Sıcaklık ortalamaları ve genel nemlilik indisleri göz önüne alınırsa, Tekirdağ ili iklimi,
ılıman yari-nemli olarak nitelenir. Kıyı kesiminden iç kesimlere girildikçe denizden
uzaklığın ve yükseltinin etkisiyle sıcaklık ve yağış değerlerinde küçük
farklılaşmalar görülür.
Marmara denizi kıyısı boyunca,yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi ise ilik ve
yağışlı geçen Akdeniz ikliminin özellikleri görülür. Ancak, Karadeniz ikliminin etkisiyle yaz
kuraklığı hafiflemiştir. Kış mevsiminde kar yağışları olağandır. İç kesimlere girildikçe yaz mevsimi daha kurak,
kış mevsimi daha soğuk geçen yari karasal iklim özellikleri
belirginleşir.
SICAKLIK
40 yıllık rasatlara göre, Tekirdağ'da Ocak ayı. sıcaklık ortalaması 4,4°C, Temmuz
ayı sıcaklık ortalaması 23,3°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise 13,8°C dir. Bu
değerler, Tekirdağ il merkezi ve İstanbul il sınırlarından başlayıp
Şarköy'e kadar uzanan sahil şeridi için geçerlidir. Iç kesimlere
girildiğinde karasallığın ve kış mevsiminde Balkanlardan gelen soğuk hava kütlelerinin etkisiyle 1-2°C, Ganos
dağlarında yükseltinin etkisiyle 3-4°C ye varan sıcaklık azalmaları görülür.
Yıllık sıcaklık farkları kıyı bölümünden 19°C iken, iç kesimlerde 20 °C ye
ulaşır. Kuzeyinde yer alan 200-300 metrelik sırtlara göre batıda daha yüksek,
doğuda daha alçak tepeler arasında bulunan i1 merkezinde en yüksek ekstrem
değerler 1940 yılı Temmuz ayında 37,6 °C ve 1994 yılı Ağustos ayında 37,5 °C, en
düşük ekstrem değerler 1942 yılı ocak ayında -13,5 °C olarak ölçülmüştür.


BASINÇ VE RÜZGARLAR
Ülkemizde kış ve yaz mevsiminde basınç sistemleri ve buna bağlı olarak ortaya
çıkan rüzgar yönlerinde görülen değişmeler ilimizi de etkiler. Kış mevsiminde
batıdan gelen gezici depresyonlar (alçak basınç) etkili olur. Ayrıca Anadolu'nun iç kesimleri yüksek
kıyı kesimleri alçak basınç alanı durumundadır.1970-1997 yılları
arasında yapılan rasatlara göre Tekirdağ'da Ocak ayı basınç ortalaması 1019,5 milibar
değeriyle Türkiye geneline göre düşüktür. Bu nedenle gezici depresyonlar ve yerel hava
akımlarının etkisiyle sıcak ve soğuk cepheler sik sik yer değiştirerek yöremizde
yağışlara neden olur.
Yaz mevsiminde Türkiye'de etkili olan tropik basınç merkezlerinin etkisiyle
sıcak ve kurak dönem baslar. Ancak Asor yüksek basınç alanından Basra alçak
basınç alanına doğru olan hava akımlarının etkisiyle zaman zaman serin ve
yağışlı günler de yaşanır. Tekirdağ'da Temmuz ayı basınç ortalaması 1012 milibar,
yıllık basınç ortalaması ise 1015,7 milibardır.
Mevsimlere bağlı olarak ortaya çıkan basınç değişiklikleri rüzgar yönlerinde
değişmelere neden olur. İl merkezinde hakim rüzgar yönü kuzeydoğu (poyraz) en
şiddetli rüzgar yönü ise kuzey (yıldız) dir.
Kış mevsiminde Balkanlar üzerinden sokulan soğuk cephenin etkisiyle zaman zaman kar
yağışları görülür. Bu dönemde rüzgar yıldız ve poyrazdan eser. Orta Akdeniz üzerinden gelen
sıcak cephe etkili olduğunda ise Lodos eser. Meriç vadisinden kanalize olarak iç kesimlere de
ulaşabilen Lodos kıyı şeridinde daha sik fakat kısa süreli eserek yağışlara neden olur.
İlkbaharda hızını azaltan rüzgarlar yaz mevsiminde de yıldız ve poyrazdan esmeye devam eder. Eylül-Aralık döneminde ise karayel eser.
Tekirdağ'da esen rüzgarların % 81'inin hızı 6m/sn den azdır. Hızı 6-12 m/sn olan
rüzgarların oranı % 17'dir. Bu oranlar, yörede esen rüzgarların bitki ve
canlı hayati için olumsuz etki yaratmadığının göstergesidir.
NEM
Tekirdağ'da yıllık bağıl nem ortalaması %76'dir.Kış aylarında yükselen bağıl nem
ortalaması, yaz aylarında azalır. Kasım, aralık ve ocak aylarında bağıl nem
oranı % 80'in üzerindedir. Bu aylarda sıcaklığın düşük olması nedeniyle
havanın su buharı tasıma kapasitesi az, doyma noktasına ulaşması
kolaydır. Kış mevsiminde kıyıların bağıl nemi düşüktür. Bunun nedeni,iç kesimlere göre
sıcaklın daha yüksek olmasıdır.
İlkbaharda azalmaya başlayan bağıl nem temmuz ve ağustos aylarındaki sıcaklık artışı ile
birlikte %67 değerine kadar iner. Yaz mevsiminde sıcaklık ortalamalarına göre, mutlak nemi yüksek olması gereken iç kesimler denizden uzaklığın etkisiyle kurakça, kıyı1ar ise daha nemlidir. Meteorolojik gözlemlere göre nemlilik ve sıcaklık değerleri arasındaki ilişki şöyledir.
Bağıl Nem % Mutlak Nem (gr) Ortalama Sıcaklık°C
Ocak 82 5 4,4
Temmuz 67 13,9 23,3
Tablodaki bilgilerden görüldüğü gibi, Tekirdağ'ın havası yazın az nemli kışın nemli ve az soğuktur. Bu nedenle yazın kurutulan sebze ve meyveler kışın çabuk bozulmaktadır.
BULUTLULUK
Tekirdağ'da bulutluluk değerleri en sıcak ve en soğuk aylarda değişen yağmur rejimine benzeyen düzgün bir yükselme ve alçalma gösterir. Kış mevsiminde denizin etkisiyle Tekirdağ ve çevresinde bulutluluk oranı fazladır. Ocak ayı bulutluluk miktarı ortalaması 7,4 tür. Diğer kış ayları aralık ve şubat aylarındaki ortalama değer de hemen hemen aynıdır. Yaz mevsiminde bulutluluk oranı azdır. Temmuz ayı bulutluluk ortalaması 2,2'dir.Tekir Dağları ile Koru Dağları da çoğu zaman bulutludur. Buradaki bulutları deniz ve vadi meltemleri meydana getirir. Denizlerden ve ovalardan yükselen havanın ısısı düşer ve bağıl nemi artar. Tekirdağ'da yıllık bulutluluk ortalaması 5,2 dir.
YAĞIŞLAR
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün rasat sonuçlarına ve Türkiye'de yağışın yıllık ve mevsimlik dağılışını gösteren haritalara göre Tekirdağ ilindeki yağış toplamı kış mevsiminde 200-300 mm, ilkbaharda 100-150 mm, yaz mevsiminde 50-100 mm, ve sonbaharda 150-200 mm, arasında değişmektedir.
Yıl1ık ortalama yağışa gelince, ilin ortalarında yer alan çanaklaşmış bölgede 400-600 mm, Koru Dağı, Tekir Dağı ve Istrancalarda 800-1000 mm civarında yağış vardır. Yağış değerlerindeki bu değişim
yer şekilleri özelliğinin bir sonucudur.
Tekirdağ il merkezinde merkezinde uzun yıllara ait yıllık yağış ortalaması 583,3 mm'dir. Yağışlarda aylara ve yıllara göre sapmalar görülür. Yağış miktarı aralık ayında en fazla (ort.86,2mm), ağustos ayında en azdır.(ort11,8 mm). Bu bilgiler Tekirdağ'da maksimum yağışı kış, minimum yağışı yaz mevsimine rastlayan Akdeniz yağış rejiminin hakim olduğunun göstergesidir.
Yağışlı günlerin yıl içindeki dağılışı incelenirse, en az 2,2 gün en fazla 12,6 gün, ortalama yağışlı gün sayısı ise 94 gündür. Yılın 185 günü bulutlu 86 günü ise açık geçer.
Bazı yıllarda dolu yağışı da görülmektedir.1963 yılında en fazla (4 gün) kaydedilen dolulu günlerin yıllık ortalaması 0.8 gündür.
Karla örtülü günlere gelince, bazı yıllarda (1934-1946) hiç görülmemiştir. Buna karşılık 1954 yılında 26 gün olarak saptanmıştır. Genellikle aralık ayında başlayıp mart sonunda biten karlı günler ortalaması, aralık 1,2, ocak 2,8 şubat 2,2 ve mart 0,8 olmak üzere yıllık 7,0 gündür.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
Tekirdağ'ın kuzeyinde Saray'a doğru uzanan Istıranca kütlesinin kuzey
yamaçları daha fazla yağış alması nedeniyle kayın ormanları ile kaplıdır. Bu kesimde orman
altı örtüsünü orman gülleri (Rhododendron) oluşturur. Güney yamaçlara ve daha güneye
doğru inildikçe, yağışın azalmasına bağlı olarak, kayının yerini meşe ve gürgenin
aldığı görülür.
Ergene havzasına doğru inildiğinde ise yerleşim alanları yakınlarında seyrek olarak
meşe, gürgen, karacali ve karaagaç toplulukları göze çarpmaktadır. Bu küçük
ağaç toplulukları, Trakyacın iç kesimlerinin step alanı olmadığının bir
kanıtıdır. Trakya bölgesi, tarım arazisi kazanmak amacıyla ormanların tahribi sonucu, bugünkü step arazisi görünümünü
kazanmıştır. (Antropojen step) Bu kısımda yer alan taban arazilerde ve vadilerde kavak ve
söğüt türleri yaygındır.
Güneydeki Ganos dağlarının kuzey yamaçlarında gürgen, meşe, ıhlamur ağaçları ve sik bir
orman altı örtüsü hakimken, güney yamaçlarda yağışın azalması nedeniyle kuru ormanlar ve maki
toplulukları yer almaktadır. Koru dağlarında ise meşe ve kızılçam
ormanları ile maki toplulukları hakim durumdadır.